Son Veda - ekolay > Sinema

SEANSLAR
Son Veda
Son Veda

Sevin Okyay / sinema.ekolay 05.10.2009

Ortalama 5 puan

Okuribito'yu görenlerin düşmanca hislerini sürdürmesi zayıf bir ihtimal...


Filmle ilgili detaylı bilgi için tıklayınız!

Bir Kathryn Bigelow filminin oynadığı haftada başka bir filmi yazmak zor ama, Oscar aldığından beri “Departures / Son Veda”yı çok merak ediyordum. Bence geçen yılın en iyi filmlerinden biri. Üstelik de, Akademi ödülleri dağıtılırken favori olan filmleri, özellikle de Ari Folman’ın özeleştirel savaş animasyonu “Waltz with Bashir / Bashir’le Vals”i ve Laurent Cantet’nin Cannes’dan Altın Palmiye almış filmi “Entre les murs / Sınıf”ı geride bıraktığı için antipati topladığı halde. Amerikalı eleştirmenlerden bazılarının bile filmi görmeye giderken bu duyguların etkisi altında kaldıkları yazılarından anlaşılıyor. Ama Yojiro Takita’nın filmi “Departures” ya da özgün adıyla “Okuribito”yu görenlerin düşmanca hislerini sürdürmesi zayıf bir ihtimal. Yönetmen Takita bize ölüme karşı hiç tanımadığımız bir bakış, bir kültür sunuyor.

Daigo Kobayashi (Masahiro Motoki) bir orkestraya girmeyi başarmış, karısına haber vermeden çok değerli de bir çello almış, 30’lu yaşlarında bir müzisyendir. Ne var ki orkestraları sahibi tarafından, seyircisizlik yüzünden dağıtılır. Bunun üzerine çaresiz kalan, çellonun borcu da sırtına binen Daigo, birkaç yıl önce ölen annesinin bar olarak çalıştırdığı küçük evde oturmak üzere kendi memleketine gitmeye karar verir. Karısı (Ryoko Hirosue), durumdan memnun olmasa da tatlılıkla kabul eder. Daigo’nun babası ailesini terk etmiş, barda çalışan bir kızla birlikte başını alıp gitmiştir. Genç adam onu o günden beri görmemiştir. Hayattaki en büyük dertlerinden biri de budur zaten.

Daigo gazetedeki “Gidişler” için eleman arayan ilana cevap verir. Müzik dışında bir işte tecrübesi olmadığı için, ilanda tecrübe aranmadığının belirtilmesinden cesaret bulmuştur. “Gidişler” başlığı nedeniyle de, bir seyahat acentasına girmek üzere olduğunu zanneder. Oysa gittiği işyerinin patronu Sasaki’nin (Tsutomu Yamazaki) işi, ölüleri merasimle gömülmeye hazırlayıp tabutlarına yerleştirmektir. Daigo, işi istemeye istemeye kabul eder ve baştaki çok kötü bir tecrübenin ardından, “Nokanshi” olmanın inceliklerini, geride kalanların gözündeki önemini anlamaya başlar. Karısı ve arkadaşları mesleği yüzünden onu küçük görse de, hayat ile ölüm arasında, ölen kişi ile ailesi arasında müşfik bir aracı görevini yerine getirmeyi devam ettirir. Ölümle içiçedir, bu da ona hayatın kıymetini öğretir.

Yabancı Dilde En İyi Film Oscar’nı aldığından beri “Departures”ı merak ve heyecanla bekliyordum. Bu yıl Festival’de de (bir tanesi Doris Dörrie’nin elinden çıkmış) iyi Japon filmleri görmüştük. Yojiro Takita’nın filmi de böyle bir film: incelikli, duyarlı, yer yer komik. Özellikle az konuşan, işinin ustası, biraz da hayat yorgunu patron Ikuei Sasaki’yi oynayan Tsutomu Yamazaki (Kagemusha’da da oynamış meğer), unutulmaz bir performans sunuyor. Ama filmin merkezi, genç Masahiro Motoki, elbette. Genellikle kaşlar havada, şaşkın dursa da, çalışkan, dürüst karakterini inanılır kılmayı başarıyor.

“Departures”, kendi ülkesinde de çok beğenildi. Oysa dışarıda beğenilen filmler Japonya’da genelde ilgi görmez. On tane ödül aldı (yerel Akademi ödülleri diyebiliriz) ki, bu başarıya daha önce yalnızca 1996 yapımı “Shall We Dance?” ulaşmıştı. O film, disiplinli Japonlar’a, özellikle sıkı kurallara tabi erkek şirket çalışanlarına gelenekleri boşlayarak biraz gevşemelerini ve dans etmelerini söylerken, “Departures” da tam tersine, kimi geleneklerin korunmasını gerektiğini savunuyor. Genç kuşağı, yaşlılar ile ölülere saygı göstermeye de davet ediyor.

Ama can sıkıcı ya da ders verici bir havası yok, hem de hiç. Unutmadan söyleyeyim: Bu filmin başrolündeki Masahiro Motoki, “Shall We Dance?”de de oynamıştı. Genç göründüğüne bakmayın, 1965 doğumlu. Yani, 30’lu değil, 40’lı yaşlarında. 1982’de erkek çocuklardan oluşan Shibugaki Tai müzik grubunun üyesi oldu. oyunculuğa grup dağılınca başladı. Bir fotoğrafçı için iki albümde çıplak poz vermişliği de var. Ona bakarsanız, “Departures”ın yönetmeni Yojiro Takita da, mesleğe ‘pembe’ tabir edilen ‘soft’ porno filmleriyle başlamış. Komedileri ve popüler filmleri de var. Burada da, patron ile çömezinin bir-iki sahnesinde, özellikle bir yemek sahnesinde, Japonlar’ın pek sevdiği fiziki komediden örnekler görüyoruz. Neyse ki, bu sahneler az sayıda. Yoksa Japon mizah anlayışının Japon olmayanlara hitap etmediğini, çok sevdiğimiz ve aslında bir komedyen olan Takeshi Kitano’nin komedilerinden de biliyoruz.

Yabancı Dilde En İyi Film Oscar’ının sürpriz sahibi “Departures / Son Veda”, iki saati aşkın süresiyle biraz uzun ama, ölüme ve hayata bakışıyla da seyircisini cezbediyor.

Sevin Okyay / sinema.ekolay

Filmle ilgili detaylı bilgi için tıklayınız!



YORUM YAZ
Arkadaşınla Paylaş
Hiç yorum yapılmamış. İlk yorum yapan olabilmek için "yorumla" butonunu tıklayınız.
714