Sinema haberciliğinin içler acısı durumu - ekolay > Sinema

SEANSLAR
Sinema haberciliğinin içler acısı durumu
Sinema haberciliğinin içler acısı durumu

Ali Ulvi Uyanık/ sinema.ekolay 04.11.2009

Ortalama 5 puan

Basın ahlakı? O ne yahu?


Çok satan bir gazetenin 24 Ekim tarihli hafta sonu Cumartesi ekinde çıkan ve 10 sinema yazarının seçtiklerini içeren, aslında “Yeni sezonda izlenilmesi önerilen 10 film” şeklinde çıkması gerekirken, “Yeni sezonun en iyi 10 filmi” manşetiyle çıkan haberi üzerine, sinema yazarı dostumuz Ali Murat Güven’in yazdıklarına imzamı atıyorum. Henüz hiç kimsenin görmediği filmleri “en iyi” ilan eden ‘tiraj canavarı’ zihniyet, “en büyük” gazetenin sayfalarına da sirayet etmişse, hem yazılı, hem görsel sinema haberciliğine bir dönüp bakmak gerekiyor.

Geçenlerde benim de başıma gelen bir yanlışlık dolayısıyla iyice anladım ki, bu tür haberleri yazmak, bilgilerin ve içeriğin doğruluğunu kontrol etmek için, öncelikle Türkçe bilmek, sinema ile ilgilenmek, film izlemek, diğer disiplinleri de takip etmek gerek. Oysa bizde gazete yöneticileri için ‘kolay haber’ bunlar. Adına magazin(bizdeki magazin, dünyada bilinen anlamıyla magazin değil tabii) denilen servislerin stajyerlerine bırakılmış. Dolayısıyla yanlışlar gırla… Ha, bir de yukarıdaki başlıklarla karşılaşıyoruz ki, durum daha da vahim.

Sinema yazarı kimdir, film eleştirmeni ne yapar bilmeyen, bir haberi yazarken sinema literatüründeki on binlerce isim, kavram, madde ve benzerlerine hangi kaynaklardan doğru ulaşacağına dair en ufak bir bilgisi olmayan, her sayfasında “bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir” kurnazlığıyla gerçekten de yalan yazan “ekşi sözlüğü” Meydan Larousse falan zanneden stajyer ya da cahil muhabirler ya da sinema cahili yazarlarla işte bu haberler üretilir.

Çevrelerinde ‘sazan gibi dolanan’ bu tipleri gören uyanık yapımcı, yönetmen, oyuncular da istedikleri gibi atıp tutarlar:

• “Filmim şu kadar milyon dolara mal oldu”(yalandır; beş sıfır atınız).
• “Altın Küreli film”(yalan; yanından bile geçmedi).
• “Falancanın deneme filmi Hollywood stüdyosu tarafından istendi”(yalan; orada, en iyi oyuncumuzdan bile iyi yüzlerce yetenek sırada bekliyor).
• “Filancalar Hollywood’da filmde rol aldı (oynadıkları C sınıfı film).
• “Bu konuyu ilk biz çektik”(yalan; Amerikan filminden kopyalamışlar).
• “Film, eleştirmenlerden tam not aldı”(yalan; sanki herkesle tek tek konuşmuşlar).
• “Oscar adayı film”(yanlış; Oscar aday adayı).
• “Sinemayı sanat yapan yönetmenlerimiz”(külliyen yalan, bu tanımı hak eden insanların hiçbiri yaşamıyor artık).
• “Bu film teknik olarak Hollywood’la yarışıyor (yalanın dik alası, Türkiye sinemada bilim ve teknoloji üretmiyor, başta ABD gelişmiş ülkeler üretiyor, biz geriden takip ederek satın alıyoruz).

İsimleri vermedim ama bu ve benzeri haberlerin tümü gazete sayfalarında yer aldı / alıyor. Kimler bu haberleri denetliyor, kimler düzeltiyor, kimler yayımlanmasına karar veriyor, kimler eşi dostu, kendi gazetesinin, kanalının desteklediği / ortak olduğu filmi kayırmıyor da, eğer kötü ise “kral çıplak” deme cesaretini gösteriyor? Nerede onlar? Ben pek göremiyorum.

Basın ahlakı? O ne yahu?

Ya televizyonlar? Zaman doldurmak zorunda olan şov kadınları / adamları “mal bulmuş Mağribi gibi” her yeni filmin kadrosunu programlarına davet ederek, onların bol keseden atmalarına çanak tutuyorlar. Sinema ile ilgileri yüzeysel olduğu ya da onların kulağına gerekli sorular gelmediği için tüm abartmalı konuşmalara açık halde, gazete haberleriyle aynı zararı veriyorlar. Yani bilgi kirliliği!

Örnekleri çoğaltabiliriz. Sinemaya dair doğru haber ve bilgilerin aktarılmasında, sinemaya vakıf gazetecilerin faaliyet göstermesi nasıl sağlanacak peki? Kısa vadede umut yok; önleri kesilmiş! Ve çünkü okurlar da bu anlamda maalesef yeterli bir baskı grubu oluşturamıyor. Ciddi, sinema bilgisi sağlam okur var fakat sayıca az… Çoğu okur, gazetelerin görgüsüzce hazırlanmış haberlerinde, filmlerdeki sevişme ve öpüşmelere dair ayrıntıları okumaya devam ettiği sürece zaten hiçbir şey değişmeyecek!

Ali Ulvi Uyanık/ sinema.ekolay



YORUM YAZ
Arkadaşınla Paylaş
Hiç yorum yapılmamış. İlk yorum yapan olabilmek için "yorumla" butonunu tıklayınız.
438