Michael Jackson’s 'This Is It' | ekolay > Sinema

SEANSLAR
Michael Jackson’s 'This Is It'
Michael Jackson’s 'This Is It'

Sevin Okyay/ sinema.ekolay 02.11.2009

Ortalama 5 puan

Michael Jackson’s This Is It seyircilere müziğin de ötesinde bir şey sunuyor...


Bundan önce, Rolling Stones’u Martin Scorsese ile biraraya getiren “Shine a Light” gibi “Michael Jackson’s ‘This Is It’” de seyircilere müziğin de ötesinde bir şey sunuyor. “Shine a Light”ta bu, Rolling Stones’u hiç görmediğimiz kadar yakına getiren, konserlerini ‘live’ izlemekten de öte bir ‘mahrem’lik duygusuydu. Biraz geçmişe gitmekti, biraz Scorcese ile Jagger arasındaki dile dökülmemiş otorite çatışmasıydı (şarkı listesinin son anda getirilmesi gibi), en çok da müzikti. Ama Stones’un bizim yaşımızdaki elemanları, hayrettir, halen dimdik ayaktaydı, sağ-salimdiler. Hayatına çok daha büyük skandallerin damgasını vurduğu Jackson söz konusu olunca, buna bir de kayıp acısı karışıyor. 26 Haziran’da ölen Jackson gerçi çok zayıflamış görünüyor ama, aynı zamanda elli konserlik büyük bir maratona hazır, ve ne acıdır ki, henüz elli yaşında.

Michael Jackson’s 'This Is It', onun ölmeden önce harıl harıl hazırlandığı, bu yaz Londra'da O2 Arena’da başlaması planlanmış, bütün biletleri de satılmış olan ‘This Is It’ adlı konser dizisinin, sanatçının arşivi için çekilmiş belgeseli. Konserlerin olağanüstü provalarından ve kamera arkası görüntülerinden oluşuyor. Yönetmenliğini, Michael Jackson ile birlikte çalışmaktan çok memnun olduğu her halinden belli olan Kenny Ortega’nın yaptığı film, 29 Ekim'de vizyona girdi. İlk beş gününde kendi ülkesinde nispeten mütevazı 32.5 milyon dolar rakkamına ulaşırken, dünyada aynı sürede 101 milyon dolarlık iş yaptı. Japonya bu süre içinde 10.4 milyon dolarlık gişe ile başı çekiyordu.

‘This Is It’ için Nisan-Haziran 2009 arasında yüz saati aşkın kamera çekimi yapılmış. Provaların yanısıra, onun birlikte çalıştığı kişilerle yapılmış kısa söyleşileri de izliyoruz. Şarkıcının 1990 turnelerinin koreografisini de üstlenmiş olan Ortega, burada da sahne şovunun sorumluluğunu üstlenmiş. Ama hepsinin üstünde Michael Jackson var. Rengarenk ceketleri, artık nispeten oturmuş yüzü, incecik bedeniyle sahnede yer alan, konser serisinin tam istediği gibi olması için elinden geleni yapmaya hazır bir sanatçı. Jackson’ı ilk kez böyle görüyoruz. Belki de “böyle yakından” demek daha doğru. Çünkü o da Elvis Presley gibi, sadece hayattayken değil, ölümünden sonra da esrarını koruyan sanatçılardan. Esas olarak kim olduğunu bilmiyoruz, hiçbir zaman da bilemeyeceğiz. Bunu tamamen iyi niyetle söylüyorum. “South Park” yaratıcıları gibi ben de, onun masum olduğuna, yanlış anlaşılmış yalnız bir çocuk olduğuna inanıyorum. Film de onun üç çocuğuna: Paris, Prince Michael, Prince Michael II (daha çok “Battaniye / Blanket” diye bilinir) ithaf edilmiş zaten.

Ve böylece biz de onun son şovunu izleyemesek de (ki zaten onu da ancak televizyondan izleyecektik), onun bu şovu yaratma sürecini izlemiş, Jackson’ı böylece anmış oluyoruz. Onun titizliğine tanık oluyoruz. Ne istediğini çok iyi bilen, müziği ve özellikle de kendi müziğini çok iyi bilen bir sanatçı. Herkesin ortak kanaati de bu: Michael’ı aldatamazsın. En ufak aykırı sesi hemen tespit ediyor. İncelikli talepleriyle insanları zaman zaman sıkıntıya sokuyor. İtiraz edenlere de, şarkılarını yarattığı şekliyle istediğini söylüyor. Ne fazla, ne eksik…

'This Is It', Michael Jackson’ın bu prova defteri, aynı zamanda onun çalışma dünyasına, yaratıcılığına da açılmış bir pencere. Şahsi arşivi için yapılmış bu çekimler bizde hem o konserleri kısmen de olsa izlemişiz duygusu uyandırıyor, hem de ona veda etmemizi sağlıyor. Ailesinin tam izni ve desteğiyle yapılan bu çalışma, izleyicileri düşünerek yapılacak bir çalışmadan çok daha ‘mahrem’. Hem onun daha önce bilmediğimiz yönlerini öğrenmiş, nasıl çalıştığını görmüş oluyoruz, hem de konserler yapılsaydı ne kadar görkemli olacakları konusunda bir fikir ediniyoruz. Ama bence en önemlisi yaratma süreci içindeki Michael’a tanık olmak. Onun bir kez daha dans ettiğini görmek. Çünkü, örneğin, Travolta çok iyi bir dansçıdır, ama sonunda insandır. Michael ise uzaylı gibi dans ediyor. Onun dansını bu sayede bir kez daha görüyoruz. ‘Koro’suna, dansçılarına, teknisyenlere karşı çok nazik olsa, sık sık teşekkür etse, mütevazı bir kişilik sergilese ve onları tanrıya emanet etse de, mükemmeliyetçi bir sanatçı Jackson. Bu da onunla çalışmanın hiç kolay bir iş olmadığı anlamına geliyor.

Bizim için de hem tatlı, hem acı bir veda oluyor. Gerçi onu bir kez daha izliyor, konser serisini bir nebze tadıyoruz ama artık burada olmadığını bilmek, bu keyfe sekte vuruyor. Olsun, “Michael Jackson’s ‘Thıs Is It”ı bütün hayranlarına tavsiye ederim. Michael gerçekten de noktayı koyuyor: Budur!


Sevin Okyay/ sinema.ekolay

Filmle ilgili detaylı bilgi için tıklayınız!



Paylaş:
Arkadaşına Gönder: ekolay
Bu habere henüz yorum yapılmadı.
 727
 ADnet Reklamları